• 0312 865 10 12
  • info@halbes.com

Türkiye’de Hayvancılığın Sorunları

meraYıllar boyu izlenen hükümet politikaları çiftçiliği ortadan kaldırıcı, tarımın şirketleşmesine hizmet edici, kırdan kente göçü tetikleyici politikalardır. Ülkemizde uzun yıllardır popülist eğilimlerin ağırlık kazanması sebebiyle, tarımda uygulanan destekleme politikaları ekonomiyi ve istikrar tedbirlerini olumsuz etkilemektedir. Serbest piyasa şartlarının tam oluşmaması, devletin tarımda belirleyici unsur olması ve bütçe dışı finansman kaynaklarına sıkça başvurulması Hazine’ye maliyet artırımından başka bir şey getirmemektedir. Bunun nedeni, ülkemizde taban fiyatlar belirlenirken, siyasi tercihler ve oy kaygısının ön plana çıkmasıdır. Dünya şartları ile uyumlu olmayan fiyatlar nedeniyle borsalar çalışamamakta, ithalat cazip hale gelmekte ve Ziraat Bankası bütçe dışı kaynak aramak zorunda kalmaktadır. Aktarılan bu kaynaklar doğal olarak devletimizin her yıl katlanan borç oranlarını artırmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
Düşük verimli yerli ırkların mevcudu
Mevcut sığır sayısının yüzde 36’sı ve koyun sayısının yüzde 97’si düşük verimli yerli ırklardan oluşmaktadır. Hayvancılığın ıslahına gerekli önem verilmediğinden dolayı verimlilik oldukça düşüktür.
İşletme büyüklüklerinin küçük olması
Optimum işletme büyüklüğü tespit edilerek üretim yapılmalıdır. Küçük işletmelerde maliyet dezavantajı işletmeler için büyük bir problemdir.
Uygun teknoloji ve yeterli hijyene sahip olmayan işletmeler
Gelişen dünyanın gereksinimlerine cevap vermeyen emek-yoğun ve sağlıksız üretim yapan işletmeler kaliteli üretimden uzaklaşmakta ve yok olmaya mahkum olmaktadırlar.
Yem fiyatları ile ürün fiyatları arasındaki dengesizlik
Yem fiyatlarının pahalılığı yüzünden üretim yapamaz hale gelen hayvancılık işletmelerinde, ürün fiyatlarına paralel yem fiyatı uygulanmasının yapılmasının hiç şüphesiz maliyetlerini düşürerek daha ucuza üretim yapmalarına imkan sağlayacaktır.
Hayvan hastalıkları ile mücadelenin yetersiz oluşu
Yeterli derecede bilinçli olmayan kişilerce yönetilen ve kırsal kesimde geleneksel yöntemlerle üretim yapmaya çalışan işletmelerin varlığı hayvan hastalıklarının bertaraf edilmesinde sıkıntılara yol açmaktadır.
Pazarlama zincirinin uzunluğu ve örgütlenmenin yetersiz oluşu
Örgütlenmenin oldukça zayıf olduğu bu sektörde pazarlama zincirinin de uzunluğunu göz önüne aldığınızda üreticilerin yaşadığı sıkıntıların hiç de hafife alınmayacak, oldukça büyük sorunlar olduğu görülmektedir.

Üretici Birlikleri ticari faaliyetler yapmak yerine hayvancılığın önündeki sorunları giderecek çözümlere odaklanmalıdır.
Üretici birlikleri çiftçinin eğitilmesi, AR-GE faaliyetlerinin yapılması, ihracata yönelik çeşitlerin geliştirilmesi, kalitenin geliştirilmesi, piyasa araştırmaları promosyon gibi faaliyetlere yönelmelidir.

Halbes yatırımı olarak kurulan Kuras Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi olarak, hayvancılığın temel sorunlarının farkındayız. Temel sorunlara yönelik getirdiğimiz çözüm önerileriyle hem bölgede bir öncü olmayı hedefliyor, hem de küçükbaş hayvancılığın Türkiye’deki görünüşünü değiştirmeyi hedefliyoruz. Bu bağlamda çiftlik içerisinde verimli koyun türlerini tercih ediyor, yem ihtiyacımızın neredeyse tamamını kendimiz karşılıyoruz. Verdiğimiz yemleri tarlara özen içinde ekip yine kendi ekipmanlarımızla özen göstererek topluyoruz. Hayvan hastalıklarıyla mücadelede veteriner hekimlerin bilgilerine her daim başvurup, hayvan kayıplarını yüzde 1’in altına çekmeye çalışıyoruz.

 

 

 

İlginizi çekebilecek yazılar.