• 0312 865 10 12
  • info@halbes.com

Küçükbaş Hayvan Beslenmesinde Nelere Dikkat Edilmeli

Sheep_WeAnimals-6214Ülkemizde hayvan populasyonu içinde önemli bir yer oluşturan koyun, mera ve otlak alanlarını en iyi şekilde değerlendirebilen hayvan türüdür.Koyun rasyonlarının %94’ünü kaba yem, %6 sını konsantre yem oluşturur.Koyunculuğun ekonomik olabilmesi için bol miktarda çayır mera alanlarının olması gerekir.Çünkü bu hayvan senenin 300-325 gününü merada geçirir.Türkiye’de toplam et üretiminin 1/4’ü sütün ise 1/5’i koyundan elde edilmektedir.Koyun yetiştiriciliğinde diğer hayvancılık kollarında olduğu gibi pahalı bir barınak ve ekipmana ihtiyaç duyulmaz.Koyunlar, tarım için uygun olmayan sarp ve tepelik alandaki yabani otları da tüketerek hayvansal ürüne çevirme yeteneği olan hayvanlardır.

 

ENERJİ VE BESİN MADDE İHTİYAÇLARI KURU MADDE

Hayvana bağlı etmenler: Kuru madde tüketimi gebeliğin ilk 15 haftasında canlı ağırlığının %2, gebeliğin son 4 haftası ve laktasyonun son 4-6 haftalarda canlı ağırlığının %3 kadardır.Laktasyonun ilk 6-8 haftalarda tek yavrulu ve laktasyonun son 4-6 haftalarda ikiz durumunun %3-4 olup, laktasyonun ilk 6-8 haftalarda ikiz kuzulu koyun canlı ağırlığının %4’ü kadardır.

Rasyona bağlı etmenler: İyi kalite rasyonları canlı ağırlığının %4-5’i, orta kaliteli rasyonları ise canlı ağırlığının %3.5’i kadar tüketir.Koyunların yaşama payı kuru madde tüketimi, genel olarak canlı ağırlığının %1.5-2′ si olup, daha önce de ifade edildiği gibi hayvanın fizyolojik durumu kuru madde tüketimini önemli derece takip eder.

Çevreye bağlı etmenler: Havanın sıcaklığı,ağılın hijyenik durumu gibi koşullar havanın kuru madde tüketimini etkiler.Koyunların kuru madde tüketimi, ortalama canlı ağırlığının %3’ü kadardır.

Su: Bütün hayvanların için en önemli besin maddesi sudur.Su , besin maddeleri arasında verim ve yaşamı devamını en çabuk ve doğrudan etkileyen maddedir.Bu yüzden yeterli miktarda temiz suyun temini büyük önem taşır.Koyunların içinde bulunduğu fizyolojik durum (gebelik,süt verimi), tüketilen yemlerin çeşidi, yemlerin içerdiği su oranı ve çevre sıcaklığı günlük su tüketim miktarını etkiler.Yazın sıcakta konsantre yem tüketen koyunların su gereksinimi baharda taze mera tüketenlerden doğal olarak fazladır.

Enerji: Kışın ise özellikle kısa yapağılı koyunların enerji ihtiyaçları yüksek olur.Enerji, şekerler,kolay çözünen karbonhidratlar(nişasta), güç çözünen karbonhidratlar (selüloz), proteinler ve yağların metabolizması sonucu elde edilir.Kaynak olarak ot ve samanlar, tahıllar, tarımsal artık ve gıda endüstri yan ürünlerini kullanır.Tahıllar enerji yönünden zengindir.Bunu yağlı tohum küspeleri ve melas, daha sonra da kalitesine göre mera bitkileri ve samanlar izler.Enerji yetmezliği koyunlara yeterli yem verilmemesi yada yemin enerji içeriğinin düşük olması durumlarında karşımıza çıkar.Bu durumda eğer varsa vücut yağ depoları devreye sokularak kullanılır, yoksa proteinler harcanır, eksiklik devam ederse hayvanlar ölür.koyun rasyonlarının esası kaba yeme dayandığı için enerji ihtiyacı bu yemlerle karşılanır.Kaba yemi tüketen koyunlar rumende bu yem maddelerini uçucu yağ asitlerine dönüştürür.Bu asitler (asetik,propiyonik ve butirik gibi) kurudaki koyunun enerji ihtiyacını karşılayabilir.

 

Protein: Hayvansal dokuların yapı taşı proteindir.Vücut dokuların büyümesi ve yenilenmesi proteinler sayesinde olur.Koyunlar geviş getiren hayvanlar oldukları için tükettikleri proteinin kaynağından ziyade miktarı önem taşır.Eko-sistem, geviş getiren hayvanlara her türlü orijinden azotlu bileşiği Rumen fermantasyonu sayesinde proteine dönüştürme yeteneği vermiştir.Koyunların yaşı ilerledikçe protein ihtiyaçları azalır.Bu ihtiyaç yaşamın belli dönemlerinde artar.Protein kaynakları; baklagil tohumları, yağlı tohum küspeleri, et unu, balık unu vb.ler protein kaynaklarıdır.

Mineraller: Mineraller, yemlerde 100 ppm’den fazla gerekliyse Makro-Mineraller (Ca,Na,Cı,Mg,P,K,S), 1000 ppm’den az gerekiyorsa Micro-Mineraller ( Co,Cu,Fe,I,Mo,Se,Zn )adını alırlar.Bazı mineraller iskelet yapısında yer alır ken bazıları bio-kimyasal reaksiyonlarda ve vücut sıvılarının dengede tutulmasında yer alırlar.Deniz veya göl tuzu bir Na ve Cı kaybağıdır.kaya tuzları ise diğer pek çok minerali de içerdiğinden daha yararlıdır.Kalsiyum kaynağı olarak kireçtaşı veya mermer tozu,forfor kaynağı olarakta di-kalsiyum fosfat, kükürt kaynağı olarak sodyum sülfat kullanılabilir.

 

Vitaminler: Kalite meralar koyunlar için gerekli olan bütün vitaminleri veya vücutta sentezlenmelerinisağlayacak ön maddeleri bulundururlar.Çeşitli nedenlerle meralardan yararlanılamıyorsa A,D ve E vitaminlerinin ilave olarak verilmesi gerekli olur.Bu amaçla pratik olarak eksikliğinden kuşku duyulan vitaminler hayvanlara ilave olarak yemlerine katmak veya enjeksiyon şeklinde verilmelidir. Koyunlar kaba yemi en iyi değerlendiren hayvanlardır.Rasyonların %75’den fazlası kaba yemlerden oluşur.Bu hayvanlarda iyi kaliteli işletme yemi sığırlardan daha önemlidir.İlk bahar ve yazın çayır mera otları kışın ise iyi kaliteli kuru ot ve silaj bu hayvanların yaşama payı ihtiyaçları karşılar.Ancak büyüme dönemi, aşım öncesi,gebeliğin son dönemi ve laktasyon döneminde ilave konsantre yem vermek gerekir.

 

KABA YEMLER

MERA: Meralar aşırı şekilde yıpratılmadan dönüşümlü olarak kullanılırsa, bütün yıl boyunca kullanılabilir.Meraların aşırı otlatılması iç-dış parazitlerle bulaşık hale gelmesine ve hayvanlarda performans düşüklüğüne,meraların verimsizleşmesine ve giderek elden çıkmasına yol açabilir.Meralar eğer biçilerek stoklanıyorsa, biçilen alanlar en az 3-4 hafta dinlendirilmelidir.Baharda yetişen meraların üçte biri biçim için koruma altına alınarak kışlık stoka ayrılmalıdır. Mera rotasyonu için bitkilerin vejetasyon hızına göre 10-12 günlük peryodlar belirlenebilir.

SAMANLAR: Koyunların aşım, gebeliğin son dönemleri ve laktasyon gibi besin maddesi gereksinimlerinin maksimum düzeyde olduğu dönemler haricinde orta veya düşük kaliteli samanlar verebiliriz.Özellikle kuzulama sonrası koyunların artan protein ihtiyaçları meraların yeşermesi göz önünde bulundurularak ayarlanmalıdır.İkinci biçim karışık mera otu yonca samanı vb’lerinden daha ekonomiktir. İşletmeye dışarıdan kaba ve kesif yem almak yerine özellikle yerel olarak temin edilebilecek yem maddeleri değerlendirilmelidir.Yonca samanı özellikle laktasyonun son döneminde çok yararlıdır.İleri gebelik döneminde çok fazla yonca samanı kullanılması durumunda vajinal prolapsus, yavru atma yada süt humması ortaya çıkabilir.Kullanılan kaba yemlerin toz ve küf içermemesi gerekir.

 

SİLAJ: Yemliklerde kalarak küflenmiş veya donmuş silaj her gün temizlenmelidir.Mısır silajı protein ve Ca yönünden zayıftır.Yapılan çalışmalarda her ton mısır silajına, 10 kg üre, 5 kg kireçtaşı veya mermer tozu, 2 kg kalsiyum di fosfat, 2.5 kg kalsiyum sulfat’ın silaj yapımı sırasında iyice karıştırılarak katılması halinde koyunlar için daha yararlı bir yem maddesi ortaya çıktığını bildirmektedir.Diğer bir alternatif ise ekstra protein, Ca, P ve vitaminlerin yemliğe konulan silaj üzerine serpiştirilmesidir.

TANE YEMLER: İlave enerji veya proteine ihtiyaç duyulduğu zaman mısır,arpa-buğday gibi enerji bakımından zengin tahıllar veya nohut,fasulye,mercimek gibi proteince zengin tane yemler veya bunların yan ürünleri kullanılır.Tercih yapılırken, kullanılacak tane yemin besin madde içeriği ve fiyatı göz önünde bulundurulmalıdır.

MELAS: Şeker pancarından şeker üretimi sırasında yan ürün olarak elde edilen melas, geviş getiren hayvanlar tarafından iştahla tüketilen ekonomik bir yem hammaddesidir.Konsantre yemlere katılarak veya üre ile karıştırılarak koyun ve sığırlara verilir.Laksatif etkiye sahip olduğundan günlük kuru madde tüketiminin %10-15 inin geçilmesini önermez.

 

KOYUNLARIN BESLENME HASTALIKLARI ENTEROTOKSEMİ

Bu hastalık barsaktaki bakteerilen toksin salgılaması sonucu ortaya çıkar.Hayvanların küflü ve bozuk yemleri veya bir defada fazla miktarda yüksek enerjili yemleri tüketmeleri sonucunda barsakta bulunan Clostridium perfringens adlı bakterilern salgıladığı toksin hızla kana karışarak akut ölümler meydana getirir.Rumen asidozis’i ve diğer zehirlenmelerle karıştırılmamalıdır. Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilme olasılığı vardır ancak aşılama programına uyulursa ortaya çıkması önlenebilir.3-4 hafta ara ile yapılan 2 aşılama gerekli başlığı oluşturur.Yeni doğna kuzulara doğumda, 2-3 haftalık olunca ve 5-6 haftalıkken yapılan üç doz aşımı gerekli korumayı sağlar.

GEBELİK TOKSEMİSİ (KETOZİS): Gebeliğin ileri dönemlerinde ve doğum sonrası genellikle ikiz-üçüz kuzu taşıyan, çok zayıf ve çok şişman koyunlarda görülür.Ani yem değişiklikleri hastalığın ortaya çıkışını hızlandırır.Koyunların gebelik öncesi kondisyonlarının iyi ayarlanması koruyucu etki yapar.Hayvanların enerji ihtiyaçları yeterince karşılanırsa önlenebilir.Hipokalsemi ve çayır tetanisi hastalıklarından ayırt edilmelidir.

SİNDİRİM BOZUKLUKLARI: İşkembenin yeni bir yeme alışması için yaklaşık 2 haftalık bir peryod gereklidir.alıştırma dönemine uyulmaksızın yapılan ani yem değişiklikleri Rumen fonksiyonlarını bozar ve ağırlık kayıpları ortaya çıkar.

ÇAYIR TETANİSİ (HİPOMAGNEZEMİ): Bahar mevsiminde taze çayırların otlanmasıyla ortaya çıkan sinirsel semptomlarla belirgin bir hastalıktır.Magnezyum yetmezliği sonucu ortaya çıkar.Hayvanlara Mg verilmesi veya toprağa Mg takiyesi yapmakla önlenir.

ZEHİRLENMELER: En önemlisi ani olarak, aşırı miktarda yüksek enerjili yem tüketilmesi sonucu ortaya çıkan asidozis’tir.Tedavi çok uzun sürer ve genellikle ölümle sonuçlanır.Bu tip kazalardan kaçınmak en doğrusudur.Bazı tarım ilaçları veya yeme katılan çok miktarda antibiyotik veya antiparazitler ilaçlar da zehirlenmelere yol açabilir.

 

KUZU BESİSİ

Kuzuların beslenmesinde gebeliğin son haftalarında iyi bakım ve beslenme uygulanan koyunlardan doğan normal canlı ağırlığındaki kuzular, dayanıklı olurlar ve yüksek canlı ağırlık artışı gösterirler.Sağlıklı bir kuzu elde etmek için en önemli kural ise yavrunun ağız sütü (kolostrum) içmesinden geçer.Dengeli beslenme temelinde yavruya doğumdan sonraki ilk gün içinde ‘ağız sütü’nün verilmesi yatar.Bu nedenle doğumdan sonraki ilk 1-4 saatler içinde en az her kg canlı ağırlık için 50 ml ağız sütün alınması gerekmektedir.Kuzulara doğumu izleyen 2.haftadan itibaren sütün yanı sıra tane yem karmları ve iyi kalite kuru ot verilmeye başlanır.Kuzalara bu dönemde %25 mısır, %25 yulaf, %25buğday kepeği, %15 soya küspesi veya keten tohumu küspesi ve %10 melas içeren konsantre yem karması verilmesi iyi bir beslenme yöntemidir.

1-Sütle beslenme: Kuzular ister damızlık isterse ilerde besiye tabi tutulsunlar 10-12 hafta süreyle sütle beslenir.Yanlız damızlık kuzular 12 hafta yerine 16 hafta sütle beslenir.Bu yöntemle kuzular yılda 1 kez kuzularlar.Kuzulara sütün yanında kesif yem verilmesi gerekmektedir.Bu dönemde protein ve mineral yani et,kemik oluşumu artar.Bu dönemde hayvanlara (%16-18 HP) verilir.Büyüme dönemi sonunda kuzulara 400-600 g/gün konsantre yem verilir.Genç kuzular merada otlatılırsa meranın durumuna göre günde 100-200 g konsantre yem karması yeterli olabilir.

2-Erken sütten kesme yöntemiyle kuzu büyütme: Bu dönemde, 4-5 hafta sütle beslendikten sonra kuzular sütten kesilir.Bu yetiştirmede hayvanlar, 1.Haftadadan itibaren konsantre yemle beslenmeye başlanırlar.Ortalama 5.haftadan itibaren hayvanlar günde 300 g konsantre yem tüketirler.Bu dönemde rumenin gelişmesi için iyi kaliteli kuru ot verilir.Konsantre yem gittikçe arttırılır.Protein en az %16, Ca/P oranı 2/1, Ca%0,6, P%0,3 olmalıve demir tuzları rasyona katılmalıdır.6 haftada sütten kesilebileceği görülmüştür.

3-Süt yerine geçebilen yemlerle (süt ikame yemi) beslenme: Kuzular doğumdan sonraki 1-2. Gün kolostrum aldıktan sonra, süt yerine geçebilen süt ikame yemleriyle beslenirler.Kuzular günde 250 gr tahıl karması tüketmeye başladıklarında sütten kesilmeye hazır durumdadır.Bu dönemde kuzuların canlı ağırlıklarını 12-15 kg’a ulaşmış olur.Bu canlı ağırlığa ulaşmış hayvanlara tercihen 4-5 gün sonra süt ikame yemi verilmez.Kuzulara %18 ham proteinli bir yem ve iyi kaliteli baklagil otu verilir.Hayvanlar 35 günlük olunca sütten kesilir.Sütten kesilen kuzular, enterotoksemi’ye karşı aşılanıp, vitamin A,D,E, demir-deksran ve selenyum gibi minerallerce takviye edilir.

Kuzu Besisi Çeşitleri

Gerçek büyüme kas yani et, kemik ve organdaki dokuların artışıdır.Büyüme hızı, bir yavruda doğum ağırlığının iki katına 12 günde ulaşır.3 kg doğum ağırlığındaki bir kuzu entansif besleme ile 12-15 günde doğum ağırlığındaki başka bir kuzu ancak 45 gün sonra doğum ağırlığının iki katına yükselebilir.Sürekli olarak entansif beslenen bir kuzu 60 gün sonra 30-33 kg canlı ağırlığa ulaşabilir.

1-Entansif kuzu besisi: Erken sütten kesimi takiben dört aylık yaşa ve 35-40 kg besi sonu canlı ağırlığa ulaşana kadar iyi kaliteli kuzu büyüme yemi ile yapılan besidir.Doğum ağırlığının 3 katına veya ortalama canlı ağırlığının 12-15 kg ulaştıklarında sütten erken kesilirler.Ayrıca sütten erken kesmenin diğer bir amacı da bir yılda iki kuzulama yaptırmaktadır.Kuzuda en fazla canlı ağırlığının artması olarak ifade edilir. Kuzuda en fazla canlı ağırlığının artışı doğumdan sonraki 1-5 aylar arasında olur. Sütten kesildikten sonraki (genelde doğumdan sonraki 6.haftada sütten kesilir veya canlı ağırlık 12 kg ulaşınca kesilir) aylarda kuzunun canlı ağırlık artışı, daha önce ki aylara göre yavaşlar.Kuzulara iyi kaliteli kuru ot verilmesi önerilir.Günde ortalama 100-250 g/hayvan yonca kuru ot verilebilir.Kuzular 5 haftada yaklaşık 300g/gün konsantre yem verilmeye başlanır ve bu miktar gittikçe arttırılır.Hayvanların günlük canlı ağırlık artışıda bu dönemde 250-300 g/gün olmaktadır.

2-Uzatılmış kuzu besisi: Sütten kesilen kuzulara çok az konsantre yem kullanılması ile yapılan ve 6,5-7 aylık yaşa, 45 kg canlı ağırlığa kadar süren metottur.Hayvanlara günde 1,5 kg iyi kaliteli kuru ot +0,1-0,2 kg yağlı tohum küspesi verilebilir.

3-Toklu besisi: Hayvanlar sütten kesildikten sonra işletmenin olanaklarına göre kötü kaliteli kaba yemler ve anızlı tarlaları değerlendirmek amacıyla yapılan bir besi yöntemidir.Daha sonra sonbaharda hayvanlar kısa bir besiye (2 ay) tabi tutularak beslenirler.Besi sonu hayvanlar 50-60 kg canlı ağırlığına ulaşırlar. Bu dönem sonunda yaşın ilerlemesi nedeniyle hayvanlar yağlanır.Buda pek arzulanmayan bir sonuç yatatır.

4-Süt kuzusu besisi: Bu beside kuzular analarını emerler ve sütun dışında konsantre yem (%18 ham proteinli) verilmesi gerekebilir.Bu nedenle kuzular 2.haftadan itibaren konsantre yem verilmeye başlanır.Konsantre yemin hazırlanmasında iyi kaliteli yağlı tohum küspeleri ve lezzetli tahıl taneleri ile melas kullanılabilir.Buna ilaveten iyi kaliteli kuru ot verilmelidir.Bunun bu amacıda rumenin gelişimini sağlamaktır.Belli bir müddet sonra verilen ot miktarı arttırılır.Kullanılan konsantre yem miktarının ve

 

İlginizi çekebilecek yazılar.