• 0312 865 10 12
  • info@halbes.com

Korunga

KORUNGA BİZİMKorunga Nedir?

Otsu, genellikle 30-70 cm boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir Bitki (Onobrychis viciifolia).

KORUNGA TARIMI

Korunga, baklagillerden ve çok yıllık bir yem bitkisidir. Bitkinin kalınlaşmış bir ana kökü ve çok sayıda yan kökü bulunur. Bitki taç kısmından çok sayıda sap verir. Saplar 100-120 cm boylarındadır. Sap kesiti yuvarlaktır. Taban kısmında içi boştur. Yukarı kısımlarda ise içi dolu olup üzeri tüylüdür.

Yapraklar karşılıklı bileşiktir. Bir yaprak ekseninde karşılıklı olarak 7-15 çift yaprakçık vardır. Uzun yumurta şeklinde olan yaprakçılar, ince tüylerle kaplıdır. Yaprak ekseni daima yaprakçıkta biter.

Çiçekleri yaprak koltuklarından çıkap sap üzerindedir. Pembe renkli ve salkım şeklindedir. Her salkımda 5-80 çiçek bulunur.

Meyveler 5-8 mm boyunda, yarım daire şeklindedir. Tek tohumlu yassı bir bakladır. Meyve kabuğunun üzeri damarlı ve dişlidir, Tohumlar, böbrek şeklinde kirli sarı veya kahve renklidir. Bin dane ağırlığı 13-17 gr. arasında değişir. Olgunlaşma sonunda meyve kabuğu açılmaz, meyve halinde ekilir.

Korunga her iklimde yetişebilir. Fide dönemi dışında kuraklığa özellikle soğuğa dayanıklıdır. Korunga, geçirgen, kireçli, tınlı-kumlu toprakları sever. Yonca tarımına uygun olmayan kıraç, zayıf ve çakıllı Topraklarda da korunga yetişir.

Her türlü iklim ve Toprak şartlarında ekim nöbetine sokularak zayıf ve kıraç alanları ıslah eder. Ekildiği sırada tohumlarına bakteri kültürü bulaştırılırsa, nodozite bakterileri sayesinde toprağa Azot kazandırılır. Kurak bölgelerde ekim nöbetine dahil edilerek nadas bölgelerinin daraltılmasına yardımcı olur.

Aynı zamanda kıraç ve erozyona açık yerlerde suni meraların kurulmasında karışıma giren önemli bir bitkidir. Aynı zamanda korunga iyi bir Arı merasıdır. Korunga tarımı yapılan yerlerde yerel arıcılık artırılabilir.

Korunga, hayvanlara yeşil veya kuru olarak yedirilebilir. Yeşil yedirildiğinde şişkinlik yapmayan ve Protein içeren değerli bir kaba yemdir.

Biçimden sonra gelişmesi yavaştır. Kuru şartlar altında yıllık yağışı 300-400 mm olan yerlerde yılda bir biçim yapılır. İyi tesis edilmiş korungalıklarda gübreleme ve bakım yapılırsa kuru ot verimi 200-600 kg/da’dır. Tesis yılı dahil ekonomik olarak 3-5 yıl kuru ot üretimi yapılır.

KORUNGA ÇOK ÖZEL BİR YEMDİR

Korunga çok yıllık baklagil grubundan çok özel bir yem bitkisidir. Korunga kaba yemi inek, koyun, keçiler tarafından severek tüketilir. Korunga balyası çok yüksek besleyici özelliğe sahiptir. Korunga çiçeği arıcılıkta ve bal üreminide çok önemlidir. Korunga devlet desteği olan bir yem bitkisi çeşididir.

 

KORUNGA

Bir çok kültür bitkisinin yetişemediği kıraç ve kuru Toprakların değerlendirilmesinde korunga önemli bir yem Bitkisi olarak kullanılmaktadır. Su faktörünün kritik olduğu bir çok bölgede münavebede vazgeçilmez bir bitkidir. Böyle çevre koşullarında korunganın yerine yetiştirilebilecek başka bir baklagil yem bitkisi yoktur. Yurdumuzda özellikle Doğu Anadolu da en fazla yetiştirilen yem bitkilerindendir.Köklerin derine gitmesi fakir topraklarda dahi yetişebilmesi Toprakta serbest olmayan fosforu serbest durumu getirmesi nedeniyle iyi bir toprak ıslah bitkisidir. Meraların ıslahında özellikle buğdaygil yem Bitkileri ile karışımlarda iyi gelişebilir. Erozyon kontrolünde çok etkili bir şekilde faydalanılabilir.Korunga bol miktarda Bal özü verdiğinden aynı zamanda iyi bir arı merasıdır.

İklim İstekleri : Korunga her iklimde yetişebilen kurağa ve özellikle soğuğa çok dayanıklı bir baklagil yem bitkisidir. İlk yıl fide döneminde soğuğa karşı hassastır. İkinci yıldan sonra soğuktan zarar görmez. Donlara karşı dayanıklılığı yaşlandıkça artmaktadır. Kurak bir ortam istemesine karşın Sıcaklık istekleri yoncadan daha azdır. Doğu ve Güney Doğu ile İç Anadolunun soğuk ve kurak koşullarındaki ekim sistemine çok iyi uyan bir bitki olup böyle çevre koşullarında korunganın yerine yetişebilecek başka baklagil yem bitkisi yoktur.Korunga ılıman iklim bölgelerinde de iyi gelişebilmektedir. Yıllık yağışı 300 mm olan bölgelerde başarıyla yetiştirilip biçip alınabilmektedir.

Toprak İstekleri : Korunga toprak istekleri bakımından kanaatkârdır. Toprak seçiciliği olmamakla beraber derin yapılı, geçirgen, gevşek, kuru ve kireçli, tınlı – kumlu toprakları sever. Yonca tarımına uygun olmayan zayıf ve çakıllı topraklarda korunga yetiştirilebilir. Korunganın Tuza dayanıklılığı zayıftır. Taban Suyu yüksek, ağır, killi ve ıslak, kireçsiz, asiditesi yüksek Topraklar korunga tarımına pek elverişli değildir

Toprak Hazırlığı :Korunga iyi hazırlanmış, keseksiz ve bastırılmış bir tohum yatağı istemektedir. Korunganın ilk yılkı gelişmesi ve rekabet gücünün çok zayıf olması ve tesis edilecek korungadan 3 – 4 yıl süreyle yararlanılacak olması nedeniyle tohum yatağının mutlaka yabancı Bitkilerden temizlenmiş olması gerekir.Korunga tesis edilecek tarlanın düzgün ve tesviyeli olmasına dikkat edilmesi varsa taşların toplanıp tarladan uzaklaştırılması gereklidir..

TOPRAK VE İKLİM İSTEKLERİ

Toprak yönünden seçici değildir.Daha çok derin ve kireçli toprakları sever.Ayrıca tuzluluğa da oldukça dayanıklıdır.Yoncanın yetişemediği fakir, sulanamayan topraklarda yetiştirilebilir.İklim istekleri olarak bölgemiz şartları uygundur.Ancak küçük fide dönemindeyken soğuğa maruz kalmamalıdır.Olgun bitkilerse soğuğa oldukça dayanıklıdır.

Ekim :Korunganın her türlü iklim şartlarında en iyi ekim zamanı erken ilkbahardır. Kıraç şartlarda tarımı yapıldığından, kuruya ekimden kaçınılmalı ekimde gecikilmemelidir. İlkbaharda uygun toprak tavı ve Sıcaklığı yakalandığı anda korunga ekimi yapılarak, çimlenme ve çıkış sağlanmalı sonradan gelecek yağışlardan bitkinin faydalanıp kurak yaz aylarına kuvvetli girmesi temin edilmelidir. . Ekimde sıra arası mesafe 12.5 cm olarak tutulmakta, 2 – 5 cm derinliğe ekim yapılmaktadır. Ekimde 6 – 10 kg/da arasında değişmekle birlikte, ortalama 8 kg /da baklalı tohum kullanır. Ekimle birlikte toprağa 14 – 1 5 kg/da DAP gübresi verilir

Bakım ve Gübreleme :

İlk yıl fide gelişimi yavaştır. İlk gelişme döneminde hassas olması nedeniyle iyi bir gelişme sağlasa bile ilk yıl korunga tesisine kesinlikle hayvan sokmamalı ve çok iyi korunmalıdır. İkinci – üçüncü yıllarda ilkbaharda ota biçilecek korungalıklarda 3 – 5 kg/da saf N üzerinden üst gübreleme yapılması verimi artırmaktadır. İlk yıl aşırı otlanma olan yerlerde yabancı otların tohum bağlamalarına engel olabilmek için aktif çayır biçme makinaları kullanılarak korunga fidelerine zarar vermeyecek şekilde temizlik biçimi yapılabilir.

 

GÜBRELEME

Korungaya ekimle beraber 12 kg. DAP verilmesi verimi oldukça arttırır.2. yıldan sonra toprağa azot bağladığından dolayı gübre verilmez.Fakat topraktaki duruma göre her yıl sonbaharda dekara ortalama 10-15 kg. fosforlu gübre verilmelidir.Ancak toprak hazırlığında iyi yanmış çiftlik gübresi verilmesi uygundur.

EKİM VE BAKIM

Korunga fideleri yavaş geliştiği ve ilk yıl soğuklardan zarar gördüğü için ekim ilkbaharda yapılmalıdır.Tohum yatağı yabancı otlardan temizlenmiş, düz ve bastırılmış, kesekler iyice ufalanmış olmalıdır.En iyi ekim şekli mibzerle ekimdir, fakat elle de ekim yapılabilir.Mibzerle ekimde dönüme 6-8 kg., elle ekimde 10-12 kg. tohum kullanılır. Korunga tohumu 2 şekilde ekilebilir:Meyve halinde ve tohum halinde. Tohum halinde ekimde çimlenme biraz daha yüksektir. Bölgemiz için meyveli ekim daha uygundur.Çünkü; tohum şeklinde ekim yapılırsa, çıplak tohum az bir nemle hemen çimlenir ve fideler sonraki soğuklardan zarar görür. Korunga fazla derine ekilmemelidir.Ekimler 25-50 cm. sıra aralığında, 1,5-2 cm. derinliğinde yapılmalıdır.

Korunga tarlaları iyi bir şekilde tesis edilirse, 4-6 yıl verim verirler.Çok yıllık olduğundan birinci yıl gelişimi zayıftır.Fide döneminde yabancı ot istilası engellenmelidir.Bunun için de iyi bir toprak işleme gereklidir.Ekonomik ömrü 3 yıl olan korunganın ilk yılında çapalama yapılırsa ot verimi, gözle görülür biçimde artar.3 yıldan sonra seyrekleşir ve yabancı ot çoğalır.Bu durumda yetiştirmeye son verilmelidir.

Son yıllarda bazı böcekler larva döneminde iken korunga köklerine girerek Bitkilerin 2. yıl sonunda kısmen, 3. yıl sonunda ise tamamen kesilmesine sebep olmaktadırlar.İlaçlı mücadele hem zor hem de çok pahalı olduğundan; Aynı tarlaya üst üste ekim yapılmaması, Köklerinde böcek olduğundan şüphelenilen bitkilerin sökülmesi ve hasattan sonra tarlanın merdane ile bastırılması şeklinde mücadele yöntemleri tercih edile bilinir.

Korunga Hastalıkları : Bazı bölgelerde kök çürüklüğü, solgunluk ve fungusların yol açtığı gövde zararlanmaları görülmektedir Korunga hastalıklarına karşı alınacak kültürel tedbirler olarak, hasat edilen sahalarda balyalama işlemi yapıldıktan sonra balyaların çabuk kaldırılmasıdır. Aksi takdirde balya altındaki korungalarda havasızlığa bağlı olarak küflenme, çürüme ve ölmeler olmaktadır

Korunga Zararlıları :

Korunga kök boğaz kurtları (bombecia copiqera, sphenoptera carceli ve plaginotus floralis): Bu böcekler bitkinin ikinci ve üçünü yılında kökün orta kısmında açtığı tünellerden bitkinin kökünü içten yiyerek gelişmesini durdurmakta ve bitkinin ölmesine sebebiyet vermektedir. zararı bu böceklerin larvaları yapmakta bir kökün içinde 3 – 4 larva bulunabilmektedir.

Korunga çiçek tomurcuğu zararlısı (Meligethes, acicularis, Bristan) Böcek korunganın çiçek tomurcuklarına üst kısmından girerek içerisindeki erkek ve dişi üreme organlarını yemek suretiyle zarar yapmakta, zarar gören tomurcuklar çiçek açmayıp bir süre sonra kuruyarak dökülmektedir.

Ot Hasadı :Yapılan araştırmalar korungada kuru ot için en uygun hasat zamanının, çiçeklenme başlangıcı (%10 çiçeklenme) olduğunu göstermiştir. Biçim geciktirilecek olursa korunga gövdeleri odunlaşmakta selüloz oranı artmakta ve ham protein oranı düşmektedir Aktif çayır biçme makineleri kullanılarak yapılan biçimden sonra, biçilen otlar olduğu gibi soldurulmaya tabi tutulur. Yeterince soldurulan otlar akrobat tırmık kullanılarak namlu yapılır, balyalamaya hazır hale getirilir. Yaprak ve çiçek dökülmesine engel olmak için tırmıklama sabahleyin serin vakitlerde yapılmalıdır.

Tohum Hasadı:Tohumluk hasadına, başağın alt kısmındaki baklalar kahve rengini alır almaz ve ilk tohumlar dökülmeye başladığı zaman girilmelidir.Hasatta gecikilirse, olgulaşan baklalar dökülmekte, başaklar kırılabilmekte, tohum kaybı artmakta, verim düşmektedir.

KORUNGA’NIN ÖNEMİ

Korunga kısa ömürlü, çok yıllık bir baklagil yem bitkisidir.Soğuğa ve kurağa çok dayanıklıdır.Diğer bitkilerin yetişemediği kıraç, kireçli topraklarda iyi gelişir.Yem kalitesi iyidir, yemi proteince zengindir.Korunga otunun besleme değeri yüksektir; kalsiyum, fosfor ve diğer Mineral elementlerce zengindir.Yeşil ot olarak hayvanlara yedirildiğinde şişkinlik yapmaz.Kökleri yardımıyla toprağa azot kazandırır.Çok iyi bir balözü bitkisidir. Otlatmaya dayanıklı olduğundan iyi bir mera bitkisi olarak da kullanılabilir.Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde iyi bir ekim nöbeti bitkisidir.

OT ÜRETİMİ

Korungada ilk yıl fazla ürün alınmayabilir.Ancak 2. ve 3. yıllarda verim en ideal düzeye çıkar.Korunganın hasadı yetiştirme amacına göre yapılır.Ot amacı ile yetiştirilmişse, en yüksek kalitede ot çiçeklenme başlangıcında biçildiği zaman elde edilir.Biçim geciktirilirse, gövde odunlaşır ve otun kalitesi düşer.Bölgemizde 1-2 biçim yapılabilir.Bir biçimden 1 ton yeşil ot veya 300-350 kg. kuru ot alınabilir.Korunga otu yeşil olarak hayvanlara yedirilebileceği gibi, silaj yapımı için de uygundur.

Korunganın tohum hasat zamanı da iyi ayarlanmalıdır.Çünkü, salkımda meyveler alttan üste doğru düzenli bir şekilde olgunlaşır.Tohum hasadında gecikilirse alttaki meyveler dökülmeye başlar.Bu sebeple tohum hasadı salkımın alt kısmında bulunan meyvelerin sarımsı- kahverengiye dönüştükleri zaman yapılmalıdır.Tohum verimi dekara 80-100 kg. arasındadır.Korunga hasadı
yapıldıktan sonra yerine Buğday ve Arpa Ekmek uygundur.

İlginizi çekebilecek yazılar.