• 0312 865 10 12
  • info@halbes.com

Kalkınmada Ve Yoksulluğun Azaltılmasında Küçükbaş Hayvancılığın Rolü Ve Örgütlenmesi

ovine2Türkiye’de yoksulluk sürdürülebilir bir yaklaşım ile azaltılmak isteniyorsa bunun en önemli yolu hayvancılıktan geçer. Kırsal alanda yoksulluğun azaltılması, istihdama katkı, zayıf meraların değerlendirilmesi için küçükbaş hayvan yetiştiriciliği türkiye açısından önemlidir.
1980’li yıllardan sonra uygulanan politikalar tarımın ve dolayısıyla hayvancılığın genel ekonomi içerisindeki ağırlığını azaltmıştır. Bu durum, makro ekonomik yaklaşımlar açısından olması gereken bir süreç olarak kabul edilebilir. Fakat ekonomideki gelişmeler, dalgalanmalar ve katma değer üretiminin yavaş ve sınırlı artması tarımı olumsuz etkilemiştir. Tarım sektörüne yönelik uygulanan politikalar, fiyat müdahaleleri, destekleme politikasındaki değişmeler, girdi desteklerinin azalması kırsal alanda en çok küçük üreticiyi etkisi altına almıştır. Özellikle küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan üreticiler uygulanan politikalar sonucu olumsuz koşullardan en çok etkilenen kesim olmuştur. Buna karşın, giderek yoksullaşan topraksız, az topraklı veya az sayıda hayvan sahibi olan kırsal halk için özellikle küçükbaş hayvancılık halen önemli bir geçim kaynağı olarak önemini korumaktadır.
Türkiye’de tarım işletmelerinde bitkisel ve hayvansal üretim çoğunlukla organik bir bütün olarak yapılmaktadır. Tarım işletmelerine hem bitkisel üretim hem de hayvancılık faaliyetleri açısından bakıldığında küçük ölçekli işletmelerin egemen durumda olduğu ortaya çıkmaktadır. Büyükbaş hayvana sahip işletmelerin yaklaşık %90’ı 10 veya daha az sayıda hayvana sahiptir. Küçükbaş hayvancılıkta ise durum daha da belirgindir. Çünkü işletmelerin yaklaşık %70’inde küçükbaş hayvan bulunmamaktadır. Küçükbaş hayvan sahibi olan işletmelerin ise yaklaşık %90’ı 20’den daha az sayıda küçükbaş hayvana sahiptir. Türkiye’de genel olarak, tarımsal işletme büyüklükleri ile sahip olunan hayvan sayısı paralellik göstermektedir. Yani, işletme büyüdükçe hayvan sayısı ve niteliği de artmakta, işletme küçüldükçe hayvan sayısı azalmakta, niteliği ise düşmektedir.
Hayvancılık ile uğraşan işletmelerin oranının az olması tarımda hayvancılıktan elde edilen üretim değerinin de az olmasına neden olmaktadır. Nitekim toplam tarımsal üretim değeri içinde hayvansal üretim değerinin payı %19,4’dür (DPT,2003). Oysa, bu oran gelişmiş ülkelerde %65-70 dolayındadır. Örneğin, AB’nde bu oran %58,2’dir.
Türkiye’de 1980 yılında 48.630.000 olan koyun sayısı 2001 yılında %47,7 oranında azalarak 25.431.000’e, keçi sayısı %64,4 oranında azalarak 15.043.000’den 6.772.000’ye gerilemiştir. Burada da görüldüğü gibi, küçükbaş hayvan sayısı azalmaktadır. Bunun nedeni ise, küçükbaş hayvancılık sektörünün göreceli olarak daha yoksul ve küçük aynı zamanda da örgütsüz işletmelerden oluşmasıdır. Bu nedenle, hayvancılık politikalarından en fazla etkilenenler küçükbaş hayvancılık ile uğraşanlar olmaktadır. Bundan hareketle, kırsal alanda özellikle yoksulluğun azaltılmasında ve kırsal kalkınmanın sağlanmasında küçükbaş hayvancılığın önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Çünkü küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin Türkiye ekonomisinde özel bir önemi vardır.
Ancak yapılan girişimler ve bu eksikliğin giderek büyümesine önlem olarak alınan sağlanan yatırımlar ve gelişmeler sonucunda Türkiye’de koyun sayısı 30 milyon cıvarına yükselirken keçi sayısı 9 milyon 500 bin civarına çıkmıştır. Elbetteki bu sayılar 1980’li yıllar ile kıyaslandığında çok düşük ve yetersiz olduğu aşikardır.
İşte Türkiye ekonomisinde gerilemekte olan bu olan istatistiki verileri göz önünde bulunduruyor, yatırımlarımızı bu veriler ışığında gerçekleştirmek için çaba gösteriyoruz.

GÜLÇUBUK,B., 2007.”Kalkınmada ve Yoksulluğun Azaltılmasında Küçükbaş Hayvancılığın Rolü ve Örgütlenmesi”, Süt Dünyası Dergisi, Sayı:10, s:38-41, Eylül-Ekim 2007, İstanbul.

 

 

İlginizi çekebilecek yazılar.